"Rekabet ve Fikri Mülkiyet Hukuku Boyutuyla Dijital İnovasyonlar, Standardizasyon ve Lisanslama: SEP VE FRAND" adıyla sunduğumuz ve TÜBİTAK 1001 kapsamında kabul edilen projemizin ortaya çıkmasına ilişkin olarak geçmişte kalan doğru bilgiyi öncelikle paylaşma ihtiyacı ortaya çıkmıştır.
Uzun bir süredir yurt dışındaki gelişmeleri takip ettiğimiz ve yazmayı
düşündüğümüz bir konu, nihayetinde önümüze bir rekabet ihtilafı sebebiyle
mütalaa talebiyle gelmişti. Teknik ve hukukî yönden oldukça yoğun ve yorucu bir
sürecin sonunda hazırlanmış olan hukuki mütalaamız, 02.07.2019 tarihli olarak VESTEL
lehine Rekabet Kurumuna sunulmuştur. Rekabet Kurulu önünde 17.12.2019 tarihli
Sözlü Savunma toplantısında bu mütalaamızdaki görüşlerimizi anlatma fırsatına
kavuşmuştuk. Böylece çok teknik ve ayrıntılı bir husus olan patent ve SEP
konusundaki farklılığın anlaşılması sağlanmış ve rekabet hukuku açısından önemi
ve sonuçları anlatılmıştır. Akabinde, bu konuya ilişkin soruşturma raporundaki aksi
kanaate rağmen Kurul, bizim görüşümüzü kabul etmiş olduğundan, çok önemli ve
bir ilk içtihat olma özelliği taşıyan bir karar vermiştir. Zira ABAD’ın ön
kararları ve bazı Avrupa ülkelerindeki mahkeme kararları dışında Rekabet
Kurulu, Vestel-Philips kararıyla Avrupa'da ilk kez bir rekabet otoritesi olarak
doğrudan bu konuyu inceleyerek karar vermiştir. Bir akademisyen için elbette en
önemli husus; görüşlerimizin ilgili mercilerce kabul görüp içtihadî nitelik
kazanmasıdır. Bu gelişmeleri ve ortaya çıkan tartışmaları gelecek yayınlara
aktarmak için hazırladığımız doçentlik tezine alınarak işlenmiştir. 2021
yılında yayımlanmış olan kitabımızda "Hamdi PINAR: DİJİTAL
EKONOMİ HUKUKU KAPSAMINDA YENİ İŞ MODELLERİNİN VE TEKNOLOJİLERİN TİCARET VE
REKABET HUKUKU BOYUTU", Ankara 2021, s. 180 vd. SEP ve FRAND konusuna ilişkin
temel esaslar ile Kurul’un gerekçeli kararı incelenmiştir:
“5. Hukuku Türk Rekabet Hukukunda SEP’e İlişkin İlk
Karar: Vestel-Philips Kararı
[…] 1958 yılından beri Avrupa Birliği’nde rekabet hukuku
uygulanırken Türk rekabet hukukuna ilişkin 4054 sayılı Kanun 1995 yılında
çıkarılmış ve Kurul ise 1997 yılından itibaren aktif hale gelmiştir. 2019
yılında verilen Vestel-Philips kararının önemi; Güney Kore ve Çin gibi bazı
ülkelerde rekabet otoriteleri tarafından alınan kararlar bulunsa da Avrupa’da
bir rekabet otoritesi tarafından alınan ilk kararlardan biri olmasıdır. Söz
konusu kararın bir diğer ve esaslı önemi ise, SEP sahipleri karşısında genelde
lisans alan konumunda olan Türk üreticilerinin maruz kaldıkları rekabete aykırı
eylemlerin cezalandırılmış olmasıdır. […]”
Temel esaslarla bağlantılı alanlara ilişkin doğru bilgi,
tespit ve muhakemelere dayanan bir çalışma, uygulamaya da doğru bir istikâmet
çizecektir. 2019’dan günümüze gelen süreçte elbette bazı akademik çalışmalar
ise makale ve yüksek lisans tezi düzeyinde gerçekleştirilmiştir. Ancak rekabet
hukuku perspektifinden fikri mülkiyet hukuku alanı özelinde patent, patentle
bağlantılı SEP, lisans sözleşmesi, bu kapsamda FRAND yükümlülükleri ile gelişen
dijital teknolojilerdeki inovasyonların ve özellikle bu alandaki
standardizasyonlar yoluyla hayatımızın merkezinde oynayacağı rol ile buradaki
uyuşmazlıkların çözüm yollarının ayrıntılı olarak incelenmesi ve çözümlerin
ortaya konulmasının zamanı gelmiştir. Bu amaçla, birçoğunu öğrencilik
yıllarından tanıdığım genç ve gelecekte bu alandaki akademik boşluğu en iyi
biçimde doldurabilecek parlak bir ekiple başvurduğumuz bu projemiz kabul
görmüştür. Bu projemizin yaygın etkisi kısaca “Türk teknoloji şirketlerinin uluslararası rekabet gücünü artırması, bu
alandaki uzman insan kaynağının yetiştirilmesi, mevzuattaki eksikliklerin ve
boşlukların giderilmesi ile ex ante ve ex post denetim yapacak kurumsal bir
yapının kurulması sağlanarak tüm paydaşlara yol gösterici yeni bakış açıları
kazandırması” olarak ifade edilmiştir. Gayret bizden…
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder